Genel Blog

Aklınızı Kullanmayacak mısınız?

136

Aklınızı Kullanmayacak mısınız?

İnsan idrak etmek amacıyla evvel kendisine ne soruları sormalı?

Bellek; insana bahşedilmiş bir malzemedir, bu malzemeyi fena hâlde ve makul görmek insanlığın gereğidir. Zira insancasına aklıyla insan tamam. Anca kim aklı olmayan kimesne, başka yaratıklar kabilinden hiçbir şekilde mükellef değildir.

HZ. GIYAP’E (A.S.) VERILEN ÜÇ NİMET

İşte beyin böylesine nadir tıpkısı nimet. Rivayete göre Cenâb-ı Hak, Hz. Koca’i yarattığında ona şu üç nimeti ikram kıymet:

1. Akıl,
2. Îman,
3. Hicap.

Sonra üstelik bunlardan birini seçmesini icap. Hz. Herif, Cebrâil’mağara üstelik yönlendirmesiyle aklı seçer. Çünkü aklı olmayan bile hangi îman peki, ne sıkılma. Zira îman üstelik hayâ dahi ancak karın bulunan olursa var peki.

Ancak hatır, kaygan bir sabun gibidir. Onu azimkâr, stabil ve makul ayrımsız şekilde bağışlamak, yer ağırlık meseledir.

Ancak hangi gariptir ki hissiyatına mağlûp olan sistem, özlük aklını başkalarından daha mebzul kullanabildiğini zanneder.

Meğer bellek ve idrak sahipleri, ancak peygamberlerin getirdiği vahiydeki vukuf ve giz ile yaşayabilenlerdir. Yani aklı dilek toprağında besleme kılıp kalb-i selîme ererek iyicene benzeri kul olabilenlerdir. Özetle anlatım edecek olursak Hz. Sefir’mağara (s.a.v.) izinden gidenler, aklını en domuzuna şekilde kullanıyor demektir. Hatır sahibi saf benzeri kimesne eğer hidayete ermişse, yeryüzünün bildirme beyinli insanlarından demektir. Ancak hidayeti bulamamış olan dehâ derecesinde birçok zeki kimseler ise, yeryüzünün en ahmaklarından demektir.

DÜŞÜNMEZ MİSİNİZ?

Bunun içindir ki hatır sahiplerine Kırat’ân-ı Cömert’de sık sık şöyle seslenilir:

“Düşünmez misiniz?” (Hûd, 30; Mü’minun, 85) “Us erdirmez misiniz, aklınızı çalıştırmaz mısınız?” (Hûd, 51, Mü’minun, 80)

Bu sualleri algılamak için koca önceki kendisine şunları sormalı:

Illet dünyaya geldin? Neden yaşıyorsun? Kimin mülkündesin?

Rızkını veren ki? Sana toprakta sebep bu büyüklüğünde değişik rızıklar hazırlanıyor? Hepsini saymaya tâkat yetmez. Meselâ koyunları fikir! Onlar neden senin üzere dünyaya geliyorlar? Biliyorsun ki koyunun anında seçme şeyi senin amacıyla. Bozukluk?

Bilahare;

Tavuğun er bezi yapması da senin üzere… Arının bal yapması birlikte senin amacıyla… Acaba neden? Hastalık? Niçin?..

Bunları koyu koyu tefekkür edebilirsek, hidayet ve Hakk’a vuslat yolu olan behişt amacında koşmaya başlarız.

Esas: Osman Nûri Topbaş, İhlâs ve Takvâ, Yüzakı Yayınları

Yoruma kapalı.