Genel Blog

Ashab-ı Kehf Kıssasından Çıkarılacak Dersler

169

Ashab-ı Kehf Kıssasından Çıkarılacak Dersler

Ashab-ı Kehf hikayesi nedir? Düzem’dakika-ı Ahi’birlikte anlatılan Ashab-ı Kehf kıssasından çıkarılacak dersler.

Düzem’dakika-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “Yoksa sen, hemen Kehf ve Rakîm adamlarını mı duyulmamış âyetlerimizden sandın?” [1] Ashâb-ı Kehf, “in arkadaşları”, rakîm ise, “mağara arkadaşlarının mukayyet bulunduğu yazıt” demektir.[2] Bu adla tanıdık tıpkı birçok inanlı tüvana Tarsus sahih dönemin Roma bloksuz vâlisi vasıtasıyla takibata uğratılıp cezalandırılmak istenince, çaktırmadan şehri ayrılma ederek tıpkı mağaraya sığınmışlar ve ayrımsız tansık namına Cenâb-ı Hak eliyle 300 yıl büyüklüğünde3 uykuya çekilmişlerdi.

Çağ ve yorum kitaplarındaki çok bilgiye göre bu görüngü, Küçük Asya’nun Roma hâkimiyeti altında bulunduğu, M.S. 3. yüzyılın 2. yarısında Tarsus dolayında mekanizma bulmuştur. Nahiye vâlisi Decius (Dakyanos) bu gençleri inançlarından çevre öldürmeğe kalkışmıştı. Çoluk Çocuk; göklerin ve içtima Rabbi olan Tanrı’tan eksantrik ilâh tanımadıklarını ve dinlerinden dönmeyeceklerini söyleyerek kenti infirak etmişlerdi. Bunlar, peşlerine takılan benzeri köpekle birlikte aynı mağaraya girmişler ve mufassal bire bir uykuya dalmışlardı. Dirim Bilimsel bedenleri çürümesin diyerek sağa sola çevrilip yaşatılmışlar ve güneşin huzursuz etmeyeceği ayrımsız konumda tutulmuşlardı.4

Uyandıklarında kendilerini bire bir dönüş veya henüz gelişmemiş müddet uyumuş sanan gençler kıtlık hissedince, içlerinden Yemliha’yı ellerindeki gümüş servet ile şart almak amacıyla şehre gönderirler. Çokça şeyin değiştiğini gören Yemliha ekmek kabul etmek isterken, giysilerinden şüphelenen ve elindeki bozuk devir ilgilendiren paraya bakıp, gömü bulduğunu sanan fırıncının ihbarı üstüne Halife Theodaius’un huzuruna çıkarılır. Zat kanaatine bakarak bire bir devir sürdüğünü sandığı, başından geçenleri anlatır. O dönemde putperestliğin yerini Hıristiyanlık almış ve teminat korku dönemi başlamıştı. Hükümdarlarıyla alay malay mağaraya giden site halkı, Yemliha ve arkadaşlarının köpekleriyle birlikte ortadan kaybolduklarını görürler. Mağaranın önüne bire bir mabed yaptıran hükümdar bu mağarayı kutsal benzeri düzlük kendisine ilân paha. Bu görüngü insanların facia ve öldükten sonraları dirilmeye olan inancını güçlendirir.

In arkadaşlarının sayısı konusunda fikir ayrılığı vardır. Kaynaklarda tanıdık adları şöyledir: Yemliha, Mekselina, Meslina, Mernuş, Debernuş, Sazenuş ve Kefetayyuş. Köpeklerinin adı de Kıtmîr’dir. Hıristiyanlar bu olayın Ayasuluk Kilisesi’nde teşekkül bulduğuna inanırlar.

İbn Abbas, “mağara adamları” nın öyküsü için şöyle demiştir: “Onların Hıristiyan oldukları söylenir. Allah daha ferah bilir ama, anlaşılan ki onlar Hıristiyanlıktan esbak döneme aittirler. Eksantrik çeşit Düzenbaz hahamları ne bu işlerin, ne üstelik bu insanların öykülerini korumakla ilgilenmezlerdi. Zira Yahudiler Hıristiyanlara karşıdırlar. Filvaki Mekkeliler’e, Hz. Sefir’e “Kehf adamları, Zülkarneyn ve Can Kuşu” atılmak için üç soru sormalarını talkın eden Medine Yahudi hahamlarıdır. Bu de, bu öykünün Yahudiler’mağara kitaplarında vikaye edildiğini ve Hıristiyanlık’tan esbak döneme ilişik bulunduğunu gösteriyor.”5

Dipnotlar:

1 Kehf, 18/9. 2 Rakîm arkadaşları ve “Mağara hadisi” arasındaki pazar amacıyla bk. Buhârî, İcâre, 12; Ağırbaşlı Bırakıt, Tecrîd-i Sarîh Terc., VII, 37 vd.. 3 bk. Kehf, 18/ 25. 4 Kehf, 18/17, 18. 5 İbn Kesîr, Tefsîr, III, 73, 74, Kehf sûresi, 18/9. âyet tefsiri.

Töz: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslam İlmihali, Erkam Yayınları

Yoruma kapalı.