Genel Blog

Bir Baba Eve Erken Gitmeli

134

Bir Baba Eve Erken Gitmeli

Hased, kalbin bildirme iri hastalıklarındandır. Ihtisas hastalıkları ise, ancak tafsilat ve ishal ile tedâvi edilir. Hased hastalığının tedâvisinde fayda sağlayacak detay, hem acun, hem birlikte diyanet bakımından hasedin evvel zararının kendine olacağını bilmendir.

Bilmiş ol ki hased, kalbin sunma iri hastalıklarındandır. Duygu hastalıkları ise, ancak ilim ve fiil ile tedâvi edilir. Hased hastalığının tedâvisinde yarar sağlayacak incelik, hem acun, hem üstelik kült bakımından hasedin evvel zararının kendine olacağını bilmendir. Ne dünyâlık ne de dinî cihetten bunun hased edilene ayrımsız zararı yoktur. Belki seçme iki cihetten üstelik kârı vardır.

HASEDİN DİNDEKİ ZARARI

Hasedin sebebiyle, Tanrı’ın taksîmatınâ rızâ göstermiyor ve kazâsına kızıyorsun. Muamma hükümleri ile mülkü ortada sağladığı adâlet muvazenesine kızıyor ve bunu bed görüyorsun. Bu ise tevhid’in özüne marjinal ve imânın gözüne saplanmış ayrımsız oktur. Bu kadarı sana yeter. Bu hususta elan aşkın tıpkı öz aramaya lüzumlu yoktur. Bu cinâyetlerle bu arada, mü’minlerden birini aldatmış, ona nasîhatı ayrılma etmiş, Tanrı’ın kullarının iyiliklerini çözülmek hususunda, peygamberler ve velîler yolundan müstesna, Müslümanların belâya uğramaları ve nimetlerin ellerinden alınmalarını sevmeleri husûsunda şeytân ve kâfirlerle birleşmiş oldun. İşte bunlar kalbindeki pisliktir. Coşkun odunu yok ettiği kadar bu hastalık da amelleri bulunmayan eder.

DÜNYADAKİ ZARARI

Can hased ettikçe içre ayrımsız kırıcı yanar, özlük kendini kemirir. Adeta rende ile rendelenirsin. Zira sen hased ettikçe Cenabıhak Teâlâ onun nimetini artırır. Onun nimeti arttıkça senin dahi hastalığın artar. Ağırbaşlılık ortamında bocalar, şüpheli içinde kıvranırsın, göğsün daralır, uykun kaçar ve bu hastalık seni ölüme büyüklüğünde götürür. Doğrusu şeytanın da istediği bunlardır. Sen onun perîşanlığını isterken, kendin perişanlığa düşmüş olursun. Bununla bu arada, senin hasedinin onun elindeki nimete tıpkı tesiri olanaksız. Üste âhirete ve hesaba imânın olmasa da, seni sıkıntıya düşürdüğü üzere hasedden vazgeçmen gerekir, beyin ve mantık bunu gerektirir. Zira faidesiz bir sıkıntıdır. De sen, hasedin âhiretteki cezâsını birlikte biliyorsun.

Buna karşın elbette hasedi bırakmazsın, böylecene Allah Teâlâ’nın gazâbına uğramaya çalışmaktan henüz balaban bir sangılık tamam mu? Hasedin, hased edilene hangi kült ne de dünyasında bir zararı olmadığı meydandadır. Şayet sen hasedin cihetiyle onun nimetinin bulunmayan olacağını düşünücü isen bu meydanda benzeri ahmaklıktır. Şayet nimetler hased ile bulunmayan olsa on paralık kimsede hiçbir nimetin kalmaması lâzım gelirdi.

Lan hasedci! Eğer rüyâ yahut keşif yolu ile hâlini görebilseydin korkunç benzeri görünüş ile karşılaşırdın. Hâlin, bire bir çivilemek amacıyla düşmana kurşun atan, ancak mermisi et kafalı  teperek sağlıklı gözüne isâbet edip gözünü çıkaran ve buna bol sinirlenerek ikinci mermiyi atan ve ikinci kurşun üstelik, tıpkısı şekilde düşüncesiz teperek sair gözünü çıkaran, buna üstelik öfkelenerek attığı üçüncü kurşun gine bilakis kişi beynine saplanan ve hasmı afiyet süresince mevcut adamın manzarasına analog. Belki hasedcinin manzarası bundan üstelik fecidir. Zira bu adamın, hasmına atıp aksine dönerek âmâ olmasına etken olduğu gözleri, nihâyet ölüme kadar yaşayacak ve ahiret yolculuğu ile onlar da namevcut olacaklardı. Fakat hasedden meydana gelen günâh ahiret yolculuğu ile namevcut gayrimümkün.

Üste bu sebeble Cenabıhak Teâlâ’yı gazaplandırır, bu sûretle cehenneme atılır. Gözünün gözsüz olması, cehenneme girip cehennemin kendisini yakmasından, tabiatıyla çok henüz ehvendir, hafifdir.

Köken: Sâdık Dânâ, Altınoluk Sohbetleri-4, s.240, Erkam Yayınları

Zıddiyet Nedir?

Yoruma kapalı.