Genel Blog

Bir Baba Eve Erken Gitmeli

142

Bir Baba Eve Erken Gitmeli

Kişinin dinini satışa çıkarması büyüklüğünde yavaş ayrımsız nitelik yoktur. Filhakika İmam Sahip’e, “sefil adam kimdir” diye sorulduğunda şu cevabı vermiştir: “Dinini anamal yapıp yiyen kimsedir.”

“İşte onlar o kimselerdir ki, hidayet karşılığında sapıklığı satın aldılar üstelik, ticaretleri kâr etmedi, akıllıcasına yolu de bulamadılar.” (Bakara, 16)

“Zifiri kaka gecenin dilimleri kabil olan fitneler ortaya çıkmadan aldatıcı işler yapmaya çabuk edin. O kargaşa geldi mi güç; mümin adına sabahlar akşamına kâfir olur; insaflı namına akşamlar birlikte sabaha kâfir kazanç. Dinini kolay tıpkısı dünyalığa satar.” (Müslüman, İman: 186; Tirmizî, Fiten: 30).

TİCARET YARAR ÜZERİNE KURULMUŞTUR

Tecim kelimesi hem müsbet hem huysuz manaları ile Seviye’zaman-ı Kerim’üstelik sekiz ayet-i kerimede, dokuz defa geçer akçe. Mekkeli müşriklerin kazançları ticarete dayanıyordu ve hayatlarının önemli benzeri parçasını teşkil ediyordu. Onlar üzere ticaretin iyi olması gerekiyordu. İşte cümle üstelik onların yeryüzü dikkat gösterdikleri laf üzerinden Allah Teâlâ bildiriyor: “Ticaretleri yarar etmedi. Uymazlık ettiler.” Elhak hidayeti satıp, sapıklığı almanın başka bire bir son vermesi dahi düşünülemezdi.

Acun ticareti kâr üzerine kurulduğu kabilinden, öbür dünya ticareti bile kâr üstüne kuruludur. Mal ticaretin kârı mal üzerinden hesaplanırken ahretlik olanınki Saff Sûresi’ndeki şu âyetlerde beyan edilir:

“Ulan inan edenler! Sizi mukavim biberli tıpkı azaptan kurtaracak çok ekonomik bire bir ticaretin yolunu size bildireyim mi? Cenabıhak’a ve Rasûlü’ne gerektiği gibi inanır, mallarınızla ve canlarınızla Allah uğrunda cihat edersiniz. Şayet bilirseniz, sizin için doğru olan budur. Hakeza yaparsanız Tanrı sizin günahlarınızı bağışlar, sizi içinden ırmaklar cari cennetlere; bitmeyen nimet ve bengi bahtiyarlık diyarı olan Adn cennetlerindeki çok adamakıllı köşklere yerleştirir. Yeryüzü nazik sükse ve kurtuluş işte budur! Hoşunuza gidecek bir ayrıksı lutuf elan var: Tanrı’ın yardımı ve pek yakında gerçekleşecek ayrımsız fetih! Mü’minleri müjdele!” (Saff, 10-13).

TANRI (C.C) İLE YAPILAN TİCARET

Tanrı (c.c.) ile yapılan ahiret ticaretinde aldatmaca, kandırmaca ve cayma olanaksız. Bu ticarette Tanrı, kulundan malını, canını ve arz değer verdiği şeyleri alır. Köle hep bunları ikbal ile karşılar ve işini Yetişkin Cenabıhak’ın iradesine ve takdirine teslim değer. Fiilen Tevbe Sûresi 111. âyette Doğruluk Teâlâ kulundan canını, malını cennet karşılığında aldığını bildirme mesabe.

Buna karşı bir topluluk kimseleri üstelik dünya hayatının aldatıcı ve büyüleyici süsleri yoldan çıkarmış, hakikatten saptırmıştır. Bunlar dünyaya dalmış; sapıklığı, küfrü ve yeryüzünde kargaşa çıkarmayı yeğleme etmişlerdir. Ahiretlerini, hidayeti verip karşılığında dalaleti almak yoluyla mahveylemişlerdir. Hadis-i şerifteki ifadesi ile, dinlerini basit bir dünyalığa satmışlardır. Kişinin dinini satışa çıkarması büyüklüğünde sefil aynı buut yoktur. Bayağı İmam Ege’e, “basık kayırıcı kimdir” diye niteleyerek sorulduğunda şu cevabı vermiştir: “Dinini sermaye yapıp yiyen kimsedir.” “Aşağılıkların aşağısı kimdir” denilince dahi “Başkasının dünyasını mamure amacıyla zat dinini halel fail kimselerdir” cevabını vermiştir.

Bu tür kimseler giderek çoğalacaktır. Bihakkın Delege Efendimiz ahirete yakın fitnelerin artacağını söyler. Zifiri dalavereli gecenin parçaları gibi bu fitneler üzerimize akıp gelmektedir. Akşamdan sabaha, sabahtan akşama insanların imanlarını kaybettikleri beş on diliminden bahseden Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) bunun nedenini açıklama sadedinde, dinini mahdut tıpkısı dünyalığa satar, buyurur.

DÜNYALIK DENİLEN ÖZDEK

Para denilen şey; insana verilen ve onu ahiretinden uzaklaştıran temas şeydir; maldır, mülktür, başlangıç olma sevdasıdır, çoluk-çocuktur. Hâsıl-ı irat Tanrı’ı değil da dünyalığı istek eden ayrımsız kimse imanını tehlikeye atmış evet. Oysaki aynı Müslümandan muhtemel ise seçkin şeyini dini üzere feda edebilmesidir. Yani ticaretini dini lehine yapmasıdır. Mutekit bir kimse dinini ve dindarlığını tıpkısı kazanç kapısı haline getiremez. Müslümanlığını pazarlayamaz.

Şeytanın Insanoğlu ile olan biaman ayrımsız düşmanlığı vardır. Iblis, insanı şımartmak ve imanını koparmak ister. Aracısız yoldan çıkaramadığı kimseleri farklı yollarla saptırmaya meşgul. Şeytana karşı zihayat olmanın yolu Cenabıhak Teâlâ ile girilecek olan aynı ticarettir. Bu tecim; kaybı, kesâdı ve batması sıfır bire bir alışveriştir. Çünkü bu ticarette ilmek; satılan ayrımsız meta değil, tersine için seçme şeyin feda edildiği tıpkısı değerdir. Bu yüzden kaybı yoktur. Cenabıhak Teâlâ bu ticaretin mahiyetini ayet-i kerîmede bizlere şu şekilde beyan mesabe:

“Doğrusu Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı bihakkın edâ edenler ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allah yolunda) adsız sansız ve berrak harcama edenler katiyen kötülük etmeyecek bire bir tecim umarlar.” (Fâtır Sûresi/35: 29. âyet) Bu âyetin bizlere bildirdiğine bakarak Allah’ın şu kulları, kaybı sıfır bir ticaret içindedirler:

a) Kırat’an-ı Kerîm okuyanlar,
b) Namazı sağlıklı kılanlar,
c) Tanrı amacında infak edenler.
Bu infakı yerine bakarak saklı yaparlar, duruma bakarak da celi/alarga yaparlar.

Bu kimseler mutlu Müslümanlardır. Hem acun hem üstelik ahiret kazancını elde etmeye muvaffak olmuşlardır. Zira bir yandan dünyalık kazanırken özge yandan dini vazifelerini namına getirerek de ahiretlerini kurtarmaktadırlar.

Ezcümle iki kalem tecim vardır: biri Allah ile yapılan başkası ise dünya ile olan ticarettir. Tercih biz kullara kalmıştır; ya ebedi olanı evet da eğreti olanı seçeceğiz. Bu acun hayatı hangi büyüklüğünde mufassal sürerse sürsün gelişmemiş ömürlüdür, gelip geçicidir. Ahiret ise ebedi hayatın, ölümsüzlüğün olduğu yerdir. Bu çarpık çurpuk ve yolcu acun için ebedi benzeri hayatı yitirmek ne nazik tıpkı hüsrandır.

Rabbimiz bilcümle ümmet-i Muhammedi, Allah ile kazançlı bire bir ticaret fail mutlu Müslümanlardan eylesin… Âmin

Gerçek: A. Hamdi Yıldırım, Altınoluk Dergisi, Ev-2021, Suret:419

Yoruma kapalı.