Genel Blog

Bir Hak Dostunun Nefsi ile Mücadelesi

155

Bir Hak Dostunun Nefsi ile Mücadelesi

İlk sûfîlerden ve Melâmetiyye’nin önce temsilcilerinden Ahmed Hadraveyh Belhî Hazretleri’nin nefsi ile mücadelesi.

Cenâb-ı Hak buyuruyor:

Bismillâhirrahmânirrahîm.

“…Zira şahsiyet şiddetli şekilde kötülüğü emreder…” (Yusuf, 53)

Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz buyurdular:

“Sunu azgın düşmanın nefsindir.” (Aclûnî, Keşfü’l-hafâ, I, 143)

Nefsini seven kimesne, hem Allah’ın hem dahi kendisinin düşmanını bacanak edinmiştir. Basit nefis, emredildiğin şeye karşı sağlık ve akilane olan Hak yoldan yüz çevirir. Kendisini sevip uyan kimseyi geçmiş elde mahveder.

AHMED HADRAVEYN BELHİ HAZRETLERİ’NİN NEFSİ İLE MÜCADELESİ

Ahmed Hadraveyh Belhî -radıyallahu anh- der kim;

Nefsimi seçkin cins riyâzet ve mücâhedelerle yenmiştim. Bir dönme nefsim gazâya gitme isteği ile doldu, nefisten ibâdete dâir aynı heves olmayacağını bildiğim üzere bu duruma şaşırdım. Dedim kim; bu sözün altında acaba ne alavere dalavere var? Yoksa nefsim namına devamlı oruç tutturduğum amacıyla, daha çok dayanacak gücü kalmadığından sefere çıkıp orucu kirletmek mı istiyor? Bunun üzerine;

“Ulan yabanlık, bu sefere gitsem üstelik orucumu bozmayacağım” dedim.

“Râzıyım, tükenik” dedi. Bu sefer;

“Yoksa tün namazına tehlikeli yetiremiyor birlikte, seferde daldırmak mı istiyor?” diye fikren;

“Seferde tün namazımı azaltmam, hazardaki kabilinden kılarım” dedim. O yeniden

“Tükenik, râzıyım” dedi. Sonraları;

“Acep bu sefere gitme sebebi insanlara karışma isteğinden olmasın? Çünkü halvet ve uzleti yeğleme etmekteyim, acep muradı insanlarla hoşbeş etmek mi?” diyerek düşündüm. Dedim kim;

“Ulan şahsiyet bu seferde nereye gidersem, harabelerde konaklayacağım ve hiç kimseyi göremeyeceksin.” O yeniden

“Râzıyım, peki” dedi. Artık nefse söyleyecek tıpkı molekül bulamadım, Allah’a yalvarıp onun hilesini açığa vurması amacıyla tazarruda bulundum, sonunda Cenabıhak onun hilesi üzerine bana bilgelik verdi. Anladım kim bunu istemesinin sebebi, gazâda tıpkısı seferde ölmek ve bütün dünya halkının Ahmed Hadraveyh gazâda şöyle şehit oldu denmesini sağlamakmış. Dedim kim;

“Hem bu dünyada yaşarken arabozanlık, hem bile öldükten sonra riyakârlık ayıplarıyla nefsi yaratıcı Allah’ı tesbih ederim. Yabanlık hangi bu dünyada, ne birlikte ahrette İslam’ın hakîkatini istiyor.” O vakit dedim kim;

“Ülen nefs-i emmâre, Allah’a ant olsun ki bu gazâya gitmiyorum ve sen ibâdet ve tâat altında zünnâr bağlayacaksın. Burada yaptığım riyâzât ve mücâhedeleri birlikte arttırıyorum.” (İsmail Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân, 21.Cilt, Erkam Keman.)

Yoruma kapalı.