Genel Blog

Ergen Terapisi

34

Ergen Terapisi

Ergen terapisinin ne olduğunu anlamak için ergenliğin ne olduğunu betimlemek, çakmak gerekir.  Ergenlik, çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecidir. Gerçekte bu hayatın olağan bir sürecidir. Bu geçiş sürecinde ergenin yaşadığı birtakım değişimler, güçlükler vardır. Hissi, sosyal, cinsel, maddesel birtakım değişimler yaşar. Ergenlik terapisi de bu değişim ve geçiş sürecinde ergenin yanında olmaya çalışmaktır. Tabii burada bir püf noktası vardır. Eğer ergenin kendisi buna müsaade ediyorsa ergenlik dönemindeki kişi ile bir psikoterapi çalışmasına girilir. Bu da ergenlik terapisidir. Buluğ Çağı dönemindeki bir çocuk kendi kabuğuna çekilebilir, odasından çıkmayabilir, tam ne istediğini bilmeyebilir, arzularını söze dökmekte zorluk çekebilir. Ailesi, öğretmenleri veya akranları ile birtakım problemler yaşayabilir. Keza yaşamın kendisi hem de eğitimi ile ilgili bazı sorunları olabilir. Karşı cinsle sorunlar yaşayabilir. Erginlik terapisi de bu cins durumlarda nesnel, profesyonel gözle çocuğun hayatına bakma terapisidir.  Ergen terapisi yöntemleri Ergen terapisi veya öteki adı ile ergenlik terapisi ile ilgili hatalı tanıdık bir takım şeyler vardır. Ilk Olarak buluğ çağı terapisinin nasıl yapılmaması gerektiğinin öğrenilmesi gerekir, çünkü bu çok yol gösterici olur. Genel Olarak bizim ülkemizde şöyle olur: Bir ailenin ergen üyesi kolundan tutulur, çoğu zaman ergen çocuk, bir terapi seansına gideceğini o gün öğrenir, kendisine bu sorulmaz ve çocuk nereye, nasıl, ne için geldiğini bilmeden veya gönülsüzce kazanç terapiye. Çekinir, ürker ya da bu korkularını sinirlenerek, yüksek tepkiler vererek gösterebilir. Ama şunu bilmeliyiz oysa, ergenlik çağındaki bir çocuk istemediği halde, cebren, tahakkümle, onun duygularını ve kişisel kararlarını ezerek buluğ çağı terapisine götürülmemelidir. Bir diğer nokta ise yarı ailenin öteki üyeleri çok sağlıklıymış da o ailenin ucubesi, problemlisi yalnızca o ergen çocukmuş gibi seansa getirilmemelidir. Birçok zaman böyle olur ve yine çoğu süre o ergen kimsesiz yardım istemez. Ne anne babası ne de terapisti kadar zaten anlaşılmayacağını düşünür. Bu da doğaldır.  Çocuk çoğu süre aileden bir veya iki aza ile beraber kazanç. Biz birçok süre ergen terapisinin ne olduğunu ve ne olmadığını ergenin kendisine de ebeveynlerine de sunmaya çalışırız. Çoğu zaman ergene ailesi eşlik eder; tanışma seansından daha sonra aileye de ergene de şu sunulmaya çalışılır, çünkü bu bilhassa buluğ çağı terapisinde çok önemlidir: Ergenin kendisi ile terapisti arasında bireysel bir mahremiyet, mahremiyet ve güven ilişkisi olmalıdır; bu kurulur. Anne babalara denir ancak, “müsaade edin, artık bu bireysel sınırları olan bir terapi olacak”. Çünkü ergen terapisinde ergenlik çağındaki çocuk ile doktor arasındaki gizliliğe aile bireyleri saygı duymalıdır.  Ergenlikte terapi gerektiren durumlar- Ergen evden hiç çıkmamaya başladıysa, akranları ile bile hiç görüşmüyorsa- Yıkanmıyorsa ya da tam tersi banyodan hiç çıkmıyorsa, saatlerce orada zaman geçiriyorsa- Birtakım takıntıları ortaya çıkmışsa, seremonileri varsa- Vücuduna zarar veriyorsa- Alkole ya da madde kullanımına yöneldiyse- Kendi yapısına uymayan birtakım gruplarla takılmaya başladıysa- Hiddet patlamaları yaşanıyorsa, artan bir şekilde ağzı bozulduysa- Ebeveynler çocuğunu tanıyamaz ülkü geldiyse- Çocuk en ince ayrıntısına kadar kavgacı, huzursuzsa- Hiç gülmüyor, hiç konuşmuyorsa, iyice kendi kabuğuna çekildiyse- Savruluyor, yalpalıyor, bocalıyorsa- Gel-gitleri, iniş çıkışları, tutarsızlıkları varsa bunların ölçüsünün çok artması Ergen terapisi süresi Ergen terapisi uzun soluklu bir terapidir. Haftalar, aylar bazında başlayıp biten bir terapi değildir. Olasılıkla yıllara yayılacak bir terapidir çünkü buluğ çağı uzun bir süreçtir. Bir Zamanlar 13-18/20 yaş arasına erginlik denilirken artık erginlik ayrıca daha erken başlamakta keza de daha uzun sürmektedir. Buna uzamış ergenlik denilmektedir. Ergen terapisi, ergenin ihtiyacına kadar uzayabilir. Buradaki püf noktası terapilerde buluğ çağı dönemindeki kişinin, “ben nasıl bir hayat yaşamak istiyorum, ne gibi güçlükler yaşıyorum, neye ihtiyaç duyuyor, ne istiyorum” konusunda birazcık çaba sarf etmesi, bazı şeyleri somutlaştırması gerekir. Bundan sonradan süre ve terapi sıklığı ergenin ihtiyaçlarına kadar ayarlanabilir.  Ergen terapisine ilk başlandığı dönemde terapi aralıklarının çok uzun tutulmaması, ergenin bu süreçten fazla uzaklaştırılmaması ve daha sık görüşülmesinde menfaat vardır. Birçok vakit 15 günde bir seans biçiminde periyotlar tatmin edici olacaktır. Tabii burada ailenin zamanı ve bütçesi de önemlidir. Sonuçta buna keza bir vakit ayrıca de bir bütçe ayrılması gerekir. Bu konuda da aile bilgilendirilir. Fazla endişe yapmamaları, o sırada fazla terapi ihtiyacı var gibi görünmediği açıklanır. Bilirkişi, aileye birtakım metotlar ve tavsiyeler verir, buluğ çağı terapisi çok çok aralıklı aralıklarda tutulur. Ara Sıra ise hiç terapi gerekmeyebilir. Bu, ayrıntılarıyla ailenin, ergenin yapısı, var olan koşulları ve beklentilerine kadar şekillenir.  Ergen terapisinde ailelere düşen görevler Bir ergenin anne ve babasının sık sorduğu sorulardan birisi “çocuğumuza nasıl yaklaşmalıyız; ne demeli, ne dememeliyiz” şeklindedir. Bu konuda aileler bocalar, kendilerini çaresiz ya da yetkisiz hisseder, kendilerini suçlar. ara sıra ebeveynler ölçüsüz bir şekilde kendini savunabilir; sözde hiç hataları, kusurları yokmuş gibi davranır. Burada püf noktası, ilk önce bilgilendirilmeye ihtiyaçları olduğudur. Çünkü ebeveynler psikolog veya psikiyatrist değildir. Zira bir ebeveyn psikolog veya psikiyatrist olsa bile kendi çocuğuna psikologluk yapamaz. bu nedenle buluğ çağı terapisine başlamadan önce aileyi anlamaya kastetmek ve bilgilendirmek önemlidir.  Buluğ Çağı dönemindeki çocuk için ergen terapisine gelen aileye merhaba dediğimizde ilk kez aileyi anlamamız, hatta onların nasıl bir çocukluk ve buluğ çağı dönemi geçirdiğini bilmemiz gerekir. Varsa güçlüklerini, hayallerini, hayal kırıklıkları öğrenmeli, o anne-babanın çocuktan ne beklediğini, o beklentilerin ne değin realist, adil ve insaflı olduğunu ortaya çıkartmamız gerekir.  Ergenlik dönemindeki terapilerde buluğ çağı dönemindeki kişi ile ilgili esas gaye, çocuğun kendi hayatının sorumluluklarını almayı öğrenmesidir. Oysa anne-babanın hayatlarındaki sorumluluğu ne kadar aldığını da bilmemiz gerekir. Terapilerde ergenin ne istediğini, neye gereksinim duyduğunu somutlaştırmaya çalışırız. Ancak bir anne-baba ne istediğini ne kadar biliyor; bu da fazla önemlidir.  Hayattaki en esas sorulardan bir parça başına “nasıl bir hayat yaşamak istiyorsun”dur. Kendi tercihlerimizi ne kadar referans alacağız, bir şey istediğimizde ya da bir şeye karar verdiğimizde, bir tercih yaptığımızda ne dek kendimizi, ne değin anne-babamızı, öğretmenimizi, sevgilimizi ya da toplumu gözeteceğiz… Bunun ölçüsü, ayarı önemlidir. Dünya sadece kişinin kendi etrafında dönmez. Karşısında tarafı da merak etmek, karşılıklık, hak  ve esnemek önemlidir ancak yalnızca aleyhinde tarafın isteklerine tarafından de bir yaşam yaşanmamalıdır.  Ergen terapisinde kullanılan terapi yöntemleri Ergen terapisinde de erişkin terapisinde de ön durum “köprü, temas, güven ilişkisi” kurmaktır. Bu ergen terapisinde daha da öncelikli bir konudur. Bir ergen ile önce tanışılır. Çünkü onun güven hissetmesi önemlidir. Terapisti ile dert ortağı olabilecek mi, terapist onu yargılamadan,  eleştirmeden, öğüt vermeden dinleyebilecek mi, yanına olacak mı, bunu bilmelidir. Kimi süre sessizlik, suskunluk bile bir iletişim hatta paylaşımdır.  Terapideki ilk evre güven ilişkisinin kurulmasıdır. Ergen için mahremiyet, mahremiyet çok önemlidir. Buna hürmet duyulmalı ve aynı zamanda buluğ çağı dönemindeki çocuk bunu görmeli, hissetmeli, yaşamalıdır. Terapi ilerledikçe en önemli metotlardan biri şudur: Ergene düşünmeyi, kafa yormayı, düşünme üzerine düşünmeyi öğretmek. “Gel bak, senin şu sorununa, şu meselene kafa yoralım mı, buna kafa yoruyor musun, bunun için düşünür müsün, çünkü olan sana oluyor; ne yap ne et biraz ümit verici ol, cesur ol. yavaş yavaş bakalım, acelemiz değil fakat ötelemeden, ertelemeden bu konuya bir bakalım. Neye ihtiyaç duyuyorsun, ne istiyorsun diye sorulur.  Ergenlik döneminde metot olarak ara sıra ev ödevleri verilir. “Kafanı meşgul eden, seni yoran, üzen mesele için kafa yor, sözcük dök, bir kağıda yaz ve getir” denilebilir. Burada ergenin ailesinden, hayattan, ilişkilerden beklentileri nedir, somutlaştırmaya çalışırız. Hangi alanlarda sorunlar yaşıyorsa buna birazcık kafa yorması istenir. Çünkü erginlik dönemindeki çocuğun da neyin çözülmesini istediğini öğrenmesi gerekir. “Senin sorunların neler, beceriksiz olduğunu düşündüğün şeyler ve ihtiyaçların neler” somutlaştırmalıdır. bu nedenle terapide de ergenin hayatı ile ilgili konuları netleştirme, somutlaştırma süreci olur. Sonra bunu birlikte ayıklar, bütünleştiririz. Çünkü hayat her istediğimiz süre, her istediğimiz şekilde, her istediğimiz şeyin olabileceği bir şey değildir. Zaten ergen ile terapide öğrenilmesi istenen şeylerden bir tanesi hiçbir şeyi idealleştirmemek ama hiçbir şeyi de değersizleştirmemek, küçümsememeyi öğrenmektir. Erginlik dönemindeki çocuk kendini de aleyhinde bulunanları da ayrıca idealize etmemeyi keza de küçümsememeyi öğrenmelidir. Çocuk, hem içindeki karmaşayı anlamalı, bütünleştirmeli hem bir öbür ile yaşadığı şeyi anlamalı, bütünleştirmelidir.



Bir önceki yazımız olan Sağlıklı Bebek Gelişimi başlıklı makalemizde anadolu sağlık merkezi, anne- baba ve bebek hakkında bilgiler verilmektedir.

Yoruma kapalı.