Genel Blog

Güzel Kelimeler ve Anlamları

133

Güzel Kelimeler ve Anlamları

Dünyadaki yeryüzü sevinçli ev yuvası, Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’mağara yuvasıydı. O yuvada dünyaya ilgilendiren bire bir husus yoktu. Lâkin huzur vardı, rûhâniyet vardı, rızâ vardı.

Rasûlullah Efendimiz seçkin hâliyle, ümmetin temas ferdine dublör idi.

Âğniyâ-i şâkirîn / şükreden zenginlere bile analog idi:

Hayber’in fethinden bilahare meydana gelen bolluk zamanında bile hâlini değiştirmedi. Esasen dâimâ ikrâm etti.

Sahi Fahr-i Kozmos -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz’in mübârek hânesine, ganîmetler ve hediyeler gelirdi. Ancak O -sallâllâhu aleyhi ve sellem- eline geçeni dağıtmadan şen edemezdi. O, fakirlerin doymasıyla açlığını unuturdu. Îsâr; «hâne-i Delege»in anca ayrılmaz bire bir vasfı idi kim, Âişe Annemiz, şöyle buyurmuştur:

“Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-’mağara familya efrâdı; Medine’ye geldiği günden vefât ettiği güne büyüklüğünde, üç devir peş peşe buğday ekmeğiyle karnını doyurmadı.” (Müslüman, Zühd, 20)

Sair tıpkı rivâyette dahi şöyle buyurmuştur:

“Dilesek doyabilirdik. Fakat Hazret-i Muhammed -sallâllâhu aleyhi ve sellem- bizatihi ferâgat ederek, yani mü’min kardeşini kendine tercih ederek îsâr ederdi.”
(Beyhakî, Şuab, III/62 1396)

O -sallâllâhu aleyhi ve sellem- fukarâ-i sâbirîne / katlanan fakirlere da bir misaldi:

Ümmeti açlıktan karnına taş başladığı zaman; O iki taş bağlardı. Onları doyurmadıkça doymazdı.

Rivâyetlere bakarak, kendisinden naz amacıyla duâ isteyenlere şöyle demişti:

“–Benim hâlim sana menent değil mi?”

“Şükrünü edâ edebileceğin az servet, şükrünü edâ edemeyeceğin çok maldan hayırlıdır.” (Taberî, Câmiul-Beyân, XIV, 370)

Gerçek: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Sene: 2020 Ay: Teşrinievvel, Aynı: 188

Bahtiyar Eş Olmanın Şartları

Yoruma kapalı.