Genel Blog

Hayatımızın Bütün Safhalarında Şeriatın Olması Zaruridir

145

Hayatımızın Bütün Safhalarında Şeriatın Olması Zaruridir

Şeriatın hayatımızdaki önemi nedir? Abdülkâdir Geylânî Hazretleri’nin başından güzeşte ve öğüt almamız müstelzim ibretlik vaka…

Abdülkâdir Geylânî Hazretleri, esasen geçen tıpkı hâli şöyle anlatmıştır:

Bir aktarılma gözümün önünde bire bir vazıh peydâ reşit ve bilcümle ufku kaplamıştı. Bu nedir diye bakarken, nurdan tıpkı patırtılı geldi:

“–Ülen Abdülkâdir, ego senin Rabbinim. Bugüne kadar yaptığın ishal-i sâlihlerden öyle hoşnudum ki, bundan böyle sana haramları helâl eyledim.” dedi.

Fakat seslenme biter-bitmez, ben bu sesin sahibinin şeytan -aleyhillâne- olduğunu anladım ve:

“–Çekil git ey mel’un! Gösterdiğin ışıklı, benim için ebedî tıpkı zulmettir/karanlıktır.” dedim.

Bunun üzerine iblis:

“–Rabbinin sana ihsân ettiği bilgi ve firâsetle yeniden elimden kurtuldun! Hâlbuki ben yüzlerce kimseyi bu usûl ile yoldan çıkarmıştım.” diye uzaklaştı.

Ellerimi makro dergâha açtım; bunun, Rabbimin bire bir fazl u keremi olduğu idrâki ortamında şükürler eyledim.

Bu sözleri dinleyen cemaatten biri sordu:

“–Ulan Abdülkâdir! Onun iblis olduğunu nereden anladın?”

Abdülkâdir Geylânî Hazretleri karşılık verdi:

“–Sana haramları helâl kıldım, demesinden!..”

İşte bu, seçkin mü’minin ömrü boyunca kadın olduğu bir firâsettir. Zira benzeri köle, sâlih amelleri ve evire çevire ahlâkı sebebiyle helâl-harama riâyet mükellefiyetinden muaf tutulacak olsaydı, evvelâ insanlığın Hakk’a kulluktaki zirvesi olan Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz muaf tutulurdu. O’na de böyle ayrımsız imtiyaz tanınmadığına göre, tek kimseye birlikte tanınacak değildir.

Yani hayatımızın, bütün safhalarında şeriatın olması zaruridir.

Mahmud Sami Ramazanoğlu’nun Şeriat Hassasiyeti

Yoruma kapalı.