Genel Blog

Hıdırellez caiz mi diyanet? Gül ağacının altına dilek gömmek günah mı? Cübbeli Ahmet Hoca

491

Hıdırellez caiz mi diyanet? Gül ağacının altına dilek gömmek günah mı? Cübbeli Ahmet Hoca

Bilgiyo – Her sene 5 Mayıs – 6 Mayıs tarihleri aralarında kutlanan Hıdırellez ne demektir? Hıdırellez hakkında bir mü’minin görüşü ne yönde olmalıdır? Çok fazla boş inanç var. Mesela para kesmek gibi; gazete sayfalarını para niyeti ile dua ederek kesiyorlar… Veya gül dibine konut gerçekleştirmek gibi. Müslümanlar Hıdırellez kutlar mı? hıdırellez caiz mi diyanet? …

Bilgiyo – Her yıl 5 Mayıs – 6 Mayıs tarihleri arasında kutlanan Hıdırellez ne demektir? Hıdırellez hakkında bir mü’minin görüşü ne yönde olmalıdır? Çok fazla batıl itikat var. Örneğin para kesmek gibi; gazete sayfalarını para niyeti ile dua ederek kesiyorlar… Veya gül dibine ev gerçekleştirmek gibi. Müslümanlar Hıdırellez kutlar mı? hıdırellez caiz mi diyanet? hıdırellez cübbeli ahmet öğretmen bu konu hakkında ne düşünüyor? hıdırellezde gül ağacının altına dilek gömmek günah mı sorularınızın yanıtı haber detayında.

Sevgili kardeşim,

Ilk Önce dinimiz hiçbir hatalı uygulamayı kabul etmez. Hıdırellez kutlamalarını hurafeler ve hurafelerle doldurmak doğru değildir. Bahsettiğiniz batıl inançları görmezden varmak ve bu cins batıl inançlardan kaçınmak gerekir.

Her sene, bahar mevsiminde yeşilliklerin canlandığı Mayıs ayı başında Hıdırellez bayramı kutlanır. Bu bayramda ahali ateş yakarak ve üstünden atlayarak bir mal varlığı bulacaklarını düşünür, girecekleri bir eve sahip olmayı umarlar ve bu bayramda bazı adetler ile daha birçok niyetin gerçekleşmesini beklemektedirler.

Bunların gerçeklikle ne değin ilgisi var? Daha doğrusu Hıdırellez ne kavrama geliyor? Bunun bir aslı olması gerektiğini düşünüyoruz, o vakit böyle bulunmalı. Bana bunun hakkında veri verir misin?

Efendim, bir takım konular insanlar geleneğine bürünebilir ve özlerinden uzaklaşabilir. Mayıs başında kutlanan Hıdırellez bayramında sanırım böyle bir bombardıman vakası var. Olayın özünü şu şekilde açıklama edebiliriz:

Hz.Musa (birli) döneminde, hükümdarlardan birinin saf fikirli oğlu, kendini dine vermiş ve dini bir yaşam yaşamak ve hayatını dini ayinler ile değerlendirmek istemiştir. Babasının egemenliği, rütbesi ve konumu onu tatmin etmiyor. Rabbimiz, hükümdarın oğlunun dini hizmetlere bağlılığını ve çevrenin rehberliğini de sever. Ona mucizeler bahşetti. böylece bu gencin rehberlik için dolaşırken ziyaret ettiği çorak topraklar yeşile dönmeye başlar. Kuru çöllerin yeşilliği, hükümdarın oğlunun oradan geçtiğini gösterir.

Arapça’da yeşile de bir ad (hazr) olduğu için verimsiz yerlerin yeşile döndüğünü gören ırk, Hızır’ın buradan geçtiğini söyleyerek Hızır adını meşhur etmeye başlarlar. Bu genç adam ara sıra dönemin peygamberi İlyas ile de tanışır. Bu Nedenle ırk, İlyas’ın alaihis-selamlama ile buluştuğu günü Hızır-İlyas’ın randevulaşma günü olarak çağırır. sonra bu isim Hıdırellez’i oluşturacak şekilde yuvarlanır. Merhumun adını, oğlunuzun adını Eyyub, tedbirli olun, soruya ip kalır, tıpatıp onun söylediği gibi, Hızır ve İlyas Hıdırellez olur.

Hızır’ın aslında geçtiği yerleri yeşillendiren bir muhafız mı, yahut peygamber mi olduğuna dair değişik rivayetler var. Lakin gerçek şu fakat anne babanın hayatını yaşamış Hızır, beş tür hayatın ikinci derecesinde yaşıyor. Bu seviyedeki hayat bizim gibi fiziki koşullara bağlı değildir. Benzer anda çoğu yerde ayrı görüntülerle bulunabilir.

Dolayısıyla ahali arasında “Hızır yardımına ulaştı.” ve söylentiler yayılıyor.

Bazen Hızır’ın mevkisini alıp Hızır’dan ders alan velilerin olduğu, Hızır gibi başı dertte olanların imdadına yetiştikleri anlaşılır, bu yüzden onların da Hızır olduğu düşünülmüştür.

Hazretlerinin Mektubundaki bu konuyla ilgili soru cevapta, “Hızır aleyhisselam yaşıyor fakat hayatı ikinci derece hayat, diğer birçok bilgin onun hayatta olmadığını düşünüyor. Formda bilgi var.

Hızır – İlyas’ın buluşma günü olarak bildiğimiz Hıdırellez bayramında bu bilgiler ve alaka dikkate alındığında realist bir bakışla bakmak ve kutlamak olası olacaktır.

Alev yakıp atlamak, oyuncak evler inşa etmek, gerçeğe ulaşılacağını dikkate almak gibi gelenekler halkın dileği olarak kabul edilir. Içten gerçekler olarak kabul edilmezler. Onlardan destek beklenemez.

Yoruma kapalı.