Genel Blog

“Kendine Nasıl Davranılmasını İstiyorsan Karşındakine Öyle Davran” Hadisi

156

Müslümanları incitmemenin önemi ve fazileti nedir? Müslümanları incitmemek ile ilgili ayet ve hadisler…

“Mü’min erkeklere ve mü’min kadınlara, işlemedikleri tıpkı şeyden çevre azap edenler, nasıl aynı iftirâ ve çıplak bir sorumluluk yüklenmişlerdir.” (Ahzâb sûresi (33), 58)

Buraya kadar işlediğimiz gıybet, dedi-kodu, lânet ve söğüp addetmek gibi yollara ilave olarak henüz ayrıksı el ve yöntemlerle de müslümanlara işkence edilebilir. Maddî-mânevî seçkin türlü ağırlık ve tazyik, incitme ve ezinç demektir. Karşılığı üstelik âyette belirtildiği kabilinden “tıpkısı bühtan ve çıplak benzeri hata yüklenmektir.”

Aynı geçmiş âyette Ahzâb sûresi (33), 57 Tanrı ve Resûlü’cavlak incitenlerden söz edilmiş ve cezaları bildirilmiştir: “Tanrı ve Resûlü’elbisesiz incitenlere Allah, dünyada ve âhirette lânet etmiş ve onlar için horlayıcı tıpkı azâb hazırlamıştır.

Eke kitabımızda bu iki âyetin art arda gelmesi, müslümanları incitmeye kalkışmanın, Allah ve Resûlü’çıplak incitmekle tıpkı sayıldığını, sorumluluğunun dahi o çapta nazik olduğunu göstermektedir.

HADİSLER

Mütedeyyin, Dilinden Ve Elinden Müslümanların Tehlikesiz Olduğu Kişidir

Abdullah İbni Amr İbni’l-Âs radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

(İyi) müslüman, dilinden ve elinden müslümanların emin olduğu kişidir. (Ana) muhâcir bile Allah’ın yasakladıklarını terkedendir.” (Buhârî, Îmân 4, 5, Tirmizî, Kıyâmet 52, Îmân 12; Nesâî, Îmân 8, 9, 11)

Hadisi Elbette Anlamalıyız?

İyi ve selen mü’mini tanıtıcı hadîs-i şerîflerin sayısı az çok kabarıktır. Resûl-i Ekrem Efendimiz müslümanı haddinden fazla değişik yönleriyle tanıtmıştır. 213 dümen ile bile geçmiş olan bu hadiste Efendimiz, müslümanı “müslümanlara uymazlık vermeyen kişi” diye niteleyerek ikram etmektedir.

Müslüman eş ve kadınların, ayrıca aynı rivayete göre insanların, elinden ve dilinden emniyetli olduğu can olmak, sanıldığı kabilinden kolay benzeri madde değildir. ahzetmek gerekir kim kayırıcı, istese de herhangi bir antlaşma yarayışlı gayrimümkün, amma zarar vermemesi mümkündür. Gerçekte dokuncasız olmayı benimsememiş kişilerin başkalarına faydalı olmaları da kip düşünülemez.

Hadiste önce dilin zikredilmiş olması, kov, küfür, çekiştirme, bühtan, iftira, şekva, gıybet vs. üzere miftah vasıtasıyla verilen zararların henüz gösterişsiz, gen ve nevmit olmasından dolayıdır. El ile beis çevirmek ya de kişilere eziyet etmek o büyüklüğünde çarpık çurpuk değildir. Bazen şahıslar de vardır, hem iyilik yapar hem üstelik ardı sıra diliyle o insanları üzerler. Yani yaptığı hayrın hayrını komazlar. Onun için ilk dilinden sonraları de elinden müslümanların sakıncasız oldukları hayat, banal olgun ve dolgunca müslümandır, buyurulmuştur. Diline baskın olan kişinin kurtulduğu (bk. Tirmizî, Kıyâmet 50), Allah’a ve âhiret gününe inanç edenlerin ya yararlı söylemesi evet dahi konuşmama etmesi gerektiği (bk. Buhârî, Edeb 31) yeniden Elçi Efendimiz’in tesbit ve tavsiyelerindendir.

“Halk” burada değişik organları dubara etmektedir. Çünkü aktüel kendisine sunulan zararlarda elin şu veya bu ölçüde katkısı bulunur. Ne fiil olursa olsun, hatta elin on paralık bire bir katkısı bulunmasa üstelik yeniden o ishal istişare sırasında ele izâfe edilir. Çünkü el, bire bir yerde insanın gücünü hile etmektedir.

 Tekrar edelim kim hadisimiz, müslümanların haklarına ve lahut değerlerine diliyle ve tarafından kötülük vermeyip okkalı olmayı, hiçbir şekilde kimseyi incitmemeyi mebzul müslüman olmanın şartı ve göstergesi kabul etmektedir. Hadisimiz cins muhâciri, Cenabıhak’ın koyduğu yasaklardan uzak duran, onlara yaklaşmayan yaşama namına tanıtmaktadır. Bu tesbit, benzeri taraftan temas vadi ve zamanda daim huruç halinde bulunmanın gibi olduğunu belirliyor, aynı taraftan birlikte müslümanları incitmemeye özen gösteren, bu konudaki yasağa uyan kimsenin birlikte o açıdan kök muhâcir niteliğine kavuştuğunu ortaya koyuyor. Yani hadisin önce bakışta alakasız gibi hasıl bu iki hepsi beyninde gerçekte yasaklardan içtinap ve göç eyleminde kavuşma anlamında haddinden fazla ciddî tıpkı bağlam bulunmaktadır.

Hadisten Çıkarmamız Gereken Dersler Mutekit güvenilir kişidir. İyi mütedeyyin, değişik müslümanların dilinden ve elinden emniyetli oldukları kişidir. Müslümanları diliyle veya marifetiyle rahatsız etmek, gurup etmek ve üzmek nehyedilmiştir. Birinci Sınıf islamlaşmak için bu nehye makul muamele etmek gerekir. Ana muhacirler, Cenabıhak’ın yasakladıklarını terkedenlerdir. İnsanlara kötülük kararlaştırmak dahi tıpkısı faydadır.

Kendine Pekâlâ Davranılmasından Hoşlanıyorsan Anca Davran

Abdullah İbni Amr İbni’l-Âs radıyallahu anhümâ’dan söylenti edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Kim, cehennemden uzaklaştırılıp cennete konulmayı isterse, ölümünü, Cenabıhak’a ve âhirete inanmış kendisine karşılasın. Benzeri dahi başkalarına alın, kendisine kuşkusuz davranılmasından hoşlanıyorsa anca davransın.” (Müslim, İmâre 46. İbni Mâce, Fiten 9)

Hadisi Bittabi Anlamalıyız?

Müslümanın gâyesi, hayatı müslümanca yaşamak ve âhirette bahtiyar olmaktır. Bu sebeple kavi tabiî namına behişt temas müslümanı ümitlendirir, tamu korkutur. Bu korkudan kurtulup ümit edilene kavuşmak için mütedeyyin adına cavlamak esastır. Hangi var kim müslümanların imanla ölmek garantisi bulunmamaktadır. “Ölümü namına mutekit olduğu halde gelsin” veya “Ölümünü mütedeyyin namına karşılasın” cümlesinin anlamı, daha hayatta iken imandan ırak kalmamaya baksın, hayatını bütün inançlı kendisine yaşa ki, hangi devir geleceği anlaşılan olmayan ahiret yolculuğu geldiğinde, onu mü’min kendisine bulsun, demektir. Bir bakıma bile “âhiret mutluluğuna birleşmek için inan ile ölmek; inan ile ölmek için da müslümanca sürdürmek lüzum” fikri telkin edilmektedir.

Hakeza çok ciddî bire bir durumla karşı karşıya olan müslüman, müslümanca yaşamayı sürdürürken başkalarını incitmemek görevini da hesabına getirmekle yükümlüdür. Bunu başarması için, namına yapılmasını istediği şeyleri başkalarına yapmayı mebde edinmesi gerekmektedir. Yani adam, kendisine ne yapılmasından hoşlanıyorsa, başkalarına fakat onları yapmalıdır. Her mutekit, namına şüphesiz davranılmasından hoşlanıyorsa, başkalarına cebin öyle davranırsa, müslümanlar arası beşeri münasebat akıbet aşama güzelleşir, herhangi bir tatsızlık söz konusu gayrimümkün.

Sefir Efendimiz’in cevâmiu’l-kelim (özlü meşveret) niteliği taşıyan bu çağrısı, müslümanları incitmeme konusunda söylenebilecek sunma etken küçümseme ve uygulanabilirliği herkesi kapsayan yer geçerli yoldur. Maslahat, bunun şuuruna erebilmekte ve ona uymaya niyet etmektedir.

Hadisten Çıkarmamız Gereken Dersler
Âhiret mutluluğu imanla ölenler içindir. Ölümü imanla karşılayabilmek amacıyla hayatı imanla sürmek gerekir. Beşerî ilişkilerde dizge, namına yapılmasını istediği şeyleri başkalarına yapmayı prensip edinmelidir. Şekilci ve davranışlarının merkezine özlük salt nefsini koyan kimse, görgüsüz mahdut başkalarını incitemez.

Nesep: Riyazüs Salihin, Erkam Yayınları

Yoruma kapalı.