Genel Blog

Meslekten çıkarılan polis başka bir kurumda memur olabilir mi?

22

Meslekten çıkarılan polis başka bir kurumda memur olabilir mi?

Soru: Bir canice soruşturması dahilinde hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar bahşedilen, yapılan disiplin soruşturması sonucunda ise polislik mesleğinden ihraç edilen bir kişinin geri dönme şansı nedir? Kazanılmış adalet olan memuriyette emniyet gücü olarak yok de başka bi ulus kurumunda görevlendirilmesi durumu söz konusu değil midir? Hem bu kişi KPSS aracılığıyla öğretmenlik yapabilir mi?

Cevap: Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelinin disiplin bakımından emrindeki olduğu hükümler 7068 sayılı Kanunda düzenlenmiştir. Kanunun 7. maddesinin birinci fıkrasında personele verilecek disiplin cezaları; ikaz etme cezası, kınama cezası, aylıktan kesme cezası, kısa süreli durdurma, uzun süreli askıya alma, meslekten tümdengelim ve Devlet memurluğundan çıkarma olarak belirlenmiştir.

Madde hükmünde meslekten sonuç; personelin emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatında yeniden çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılması, Devlet memurluğundan sonuç ise; personeli yeniden Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarılması olarak tanımlanmıştır. Meslekten tümdengelim cezası ile tecziye edilen personelin bir daha emniyet, jandarma ve sahil emniyet teşkilatında çalışaması engellenmekle birlikte, öteki millet kurumlarında her tarafta atanmasını engelleyici bir niteliği bulunmamaktadır.

7068 sayılı Kanunda düzenlenen Devlet memurluğundan sonuç cezası 657 sayılı Kanunun 125/E maddesinde düzenlenen benzer isimli suç oluşturan ile benzer sonuçları doğurmakta olup, bu canice ile tecziye edilen güvenlik personelinin yeniden Devlet memuru olarak atanması olası olmayacaktır. Meslekten sonuç cezası ise 657 sayılı Kanunda sayılan bir cinayet değildir.

bir de, 5271 sayılı Suç Oluşturan Muhakemesi Kanununun 171. maddesinin iki ila beşinci fıkralarında, “(2) Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç elde etmek üzere, Cumhuriyet savcısı, üstteki sınırı üç sene ya da daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan nedeniyle, yeterli şüphenin varlığına rağmen, ulus davasının açılmasının beş yıl vakit ile ertelenmesine karar verebilir. Suçtan hasar gören ya da belirsiz, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir.
(3) Millet davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için;
a) Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan nedeniyle hapis cezası ile mahküm olmamış bulunması,
b) Yapılan soruşturmanın, ulus davası açılmasının ertelenmesi halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi,
c) Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, değişken ve toplum açısından halk davası açılmasından daha faydalı olması,
d) Suçun işlenmesiyle mağdurun ya da kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı göre tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki ayla getirme ya da tazmin suretiyle ayrıntılarıyla giderilmesi,
koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
(4) Erteleme süresi içinde kasti bir suç işlenmediği takdirde, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde kamu davası açılır. Askıya Alma boyunca zamanaşımı işlemez.
(5) Millet davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara kasten bir sisteme kaydedilir. Bu evraklar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla benzer olarak Cumhuriyet savcısı, egemen ya da mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilmiş hedef için kullanılabilir.” hükümleri yer almaktadır. Bu hükümlere kadar Cumhuriyet savcısı, belirtilmiş suçlarda halk davası açılması için yeterli şüphenin varlığına rağmen dava açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine, erteleme süresi içinde kasıtlı bir kabahat işlenmediği takdirde ise kovuşturmaya yer olmadığına karar vermektedir. Erteleme süresi içinde kasti bir suç işlenmesi halinde ise dava açılmaktadır.

657 sayılı Kanunun 48/A-5 maddesinde Devlet memurluğuna atanmaya engel teşkil eden hükümlülük halleri sayılmıştır. Halk davasının açılmasının ertelenmesine karar verilen kişi hakkında kesinleşmiş bir mahkümiyet hükmü kurulmadığından bu durumdaki bir kişi atanma şartlarını kaybetmemiştir.

neticede, 7068 sayılı Kanunda düzenlenen meslekten tümdengelim cezası ile tecziye edilenlerin güvenlik, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatları dışındaki kurumlarda atanmasına engel bir durum olmadığını, halk davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesinin ise Devlet memurluğuna atanma bakımından bir adalet yoksunluğu oluşturmadığını, bu durumdaki bir kişinin Devlet memuru olma vasfına haiz olması ve atanılacak kadroya dair öteki özel şartları taşıması kaydıyla, anılan kurumlar haricindeki ulus kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuatı çerçevesinde Devlet memuru olarak istihdam edilmesinin olası olduğunu değerlendirmekteyiz.

Bir önceki yazımız olan Üniversite yönetimi, istifa eden akademik personeli, geri almak zorunda mıdır? başlıklı makalemizde akademik personel, danıştay ve istifa eden hakkında bilgiler verilmektedir.

Yoruma kapalı.