Genel Blog

Öğrenci almayan birimdeki araştırma görevlisi geliştirme ödeneği ödenebilir mi?

19

Öğrenci almayan birimdeki araştırma görevlisi geliştirme ödeneği ödenebilir mi?

Bir yükseköğretim kurumu tarafından, eğitim-öğretime başlamayan akademik birimlerde görevli araştırma görevlilerine 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 14 üncü maddesinde Geliştirme Ödeneği ödenmiştir.

Sayıştay denetimleri sonucunda, 19.04.2005 tarih ve 25791 sayılı Devlete Ait Gazetede yayımlanan 2005/8681 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Geliştirme Ödeneği Ödenmesine Dair Karar gereğince, yeni kurulan yükseköğretim kurumlarının gerçekte eğitim-öğretim faaliyetine başlamamış olması durumunda geliştirme ödeneği ödenmemesi gerekirken, bir takım araştırma görevlilerine geliştirme ödeneği ödemesi yapıldığı saptama edilmiştir.

Sorumlular savunmalarında; doktorasını bitirmemiş araştırma görevlilerine hukuki olarak ders verme zorunluluğu getirilmediğini, araştırma görevlilerinin atama tanımları aralarında araştırma, çözümleme ve deneylerde yardımcı olma ile yetkili organlarca verilen ilgili öteki görevleri yapmakla mesul olduklarını, ilgili öteki görevler aralarında ders vermenin yasal olarak olası olmadığını ve ders verme görevinin üniversitelerde öğretim üyeleri (profesör, doçent dr. öğretim üyesi) ile öğretim görevlisi olduğunu, bu sebeple laf konusu ödemenin tamamı araştırma görevlilerine yapıldığından ve araştırma görevlisinin çalıştırılmasında eğitim ve öğretime sahiden başlaması ile herhangi bir temas bulunmadığını bahis etmişlerdir.

Temyiz Kurulu Kararı ise; 2914 sayılı Kanun ve Bakanlar Kurulu Kararında “öğretim elemanı” kavramının bilinçli olarak kullanıldığı, araştırma görevlilerinin de “öğretim elemanı” oldukları; öğretim elemanları aralarında geliştirme ödeneği alabilmeleri açısından “ders verme-vermeme” şeklinde bir ayrıma da gidilmediği, aslında eğitim öğretim faaliyetine başlanılmayan dönem için “Geliştirme Ödeneği Ödenmesine Dair Karar”ın 2 nci maddesinin son fıkrasında sayılan unvanlara sahip olmayan araştırma görevlisi-öğretim elemanlarına geliştirme ödeneği ödenmesinin mevzuata aykırılık teşkil ettiği açıklama edilerek tazminin tasdik edilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ KURULU KARARI

Tarih : 23.09.2020

No : 48227

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun “Geliştirme ödeneği” başlıklı değişik 14’üncü maddesinde:

“Diğer yükseköğretim kurumlarına tarafından sosyo-idareli açıdan daha eksik gelişmiş yerlerde öğretim yapan ve/ya da tatmin edici sayıda öğretim elemanı sağlanamayan yükseköğretim kurumları ile bunların bölümlerinde görevli öğretim elemanlarına; almakta oldukları aylık gösterge ve ilave gösterge toplamının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu uyarınca belirlenen aylık katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak miktarın beş katına kadar geliştirme ödeneği ödenebilir. Geliştirme ödeneği verilecek yükseköğretim kurumları, ödeneğin verilmesine ilişkin yöntem ve esaslar ile oran ya da miktarları, bu ödenekten yararlanma süresi ile yararlanamayacak olanlar ve öteki hususlar Yükseköğretim Kurulu ile Ulusal Eğitim Bakanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üstüne Bakanlar Kurulu Kararı ile saptama edilir. .”

hükmü yer almaktadır.

19.04.2005 tarih ve 25791 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2005/8681 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki Geliştirme Ödeneği Ödenmesine Dair Kararın 1 inci maddesinde: “Öteki yükseköğretim kurumlarına göre sosyo-hesaplı açıdan daha az gelişmiş yerlerde öğretim yapan ve/veya tatmin edici sayıda öğretim elemanı sağlanamayan yükseköğretim kurumlarında görevli öğretim elemanlarına; almakta oldukları aylık gösterge ve ek gösterge toplamının memur aylık katsayısı ile çarpımı suretiyle hesaplanacak tutara, ekli cetvelde yükseköğretim kurumlarının bulunduğu ikâmetgâh yerlerine kadar belirlenen oranların uygulanması sonucu bulunacak miktarda geliştirme ödeneği ödenir. .” denilmektedir.

KAPAT X

2547 sayılı Kanunun 40 ıncı maddesinin (a) fıkrasına dayanılarak yükseköğretim kurumlarında ders saptamak üzere görevlendirilen öğretim elemanlarına, kadrolarının yer aldığı yükseköğretim kurumunun bulunduğu yerler için ekli cetvelde öngörülen oranlar üzerinden geliştirme ödeneği ödenir.

Bu Karara ekli cetvelde geliştirme ödeneği ödenmesi öngörülen yerlerde yeni kurulan yükseköğretim kurumlarının gerçekten eğitim-öğretim faaliyetine başlamamış olması durumunda bu yerlerdeki yükseköğretim kurumları için kesin geliştirme ödeneği, laf konusu yükseköğretim kurumlarının eğitim öğretime başlaması konusunda Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı kadar izin verilmiş olması kaydıyla ve gerçekte eğitim-öğretime başlanıncaya değin yalnızca rektör, dekan, yüksekokul müdürü, enstitü müdürü ve konservatuar müdürü olarak atanmış öğretim elemanlarına ödenir.” hükmü bulunmaktadır. İlgili yükseköğretim kurumunda doğrusu eğitim-öğretime başlanmamış ise fakat bu tahsis eğitim-öğretime başlaması konusunda Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından izin verilmiş olması kaydıyla ilgisine kadar rektör, dekan, yüksekokul müdürü, enstitü müdürü ve konservatuar müdürü olarak atanmış öğretim elemanlarına ödenebilecektir.

Sorumlu(lar), 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 3’üncü maddesi “Tanımlar” bölümünde; “d) Üniversite: Bilimsel özerkliğe ve ulus tüzelkişiliğine sahip yüksek düzeyde eğitimöğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapan; fakülte, enstitü, akademi ve sözde kuruluş ve birimlerden oluşan bir yükseköğretim kurumudur.” denildiğini, laf konusu maddede daima “yükseköğretim kurumu” kavramına atıfta bulunulduğunu, bu madde ile Kurum olarak taraflarınca …………….. Üniversitesinin anlaşılmakta olduğunu, Üniversitenin bir birimi olan Devlet Konservatuarı Yüksekokulunun gerçekte eğitim ve öğretime başlamasının kastedilmediğini ileri sürmekte ise(ler) de; Yükseköğretim kurumlarının nelerden müteşekkil olduğunu tanımlayan 2547 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki:

“. c) (Öbür birinci paragraf: 29/6/20014702/1 md.) Yükseköğretim Kurumları: Üniversite ile yüksek teknoloji enstitüleri ve bunların bünyesinde bulunan fakülteler, enstitüler, yüksekokullar, konservatuvarlar, araştırma ve kullanım merkezleri ile bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne emrindeki meslek yüksekokulları ile bir üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsüne emrindeki olmaksızın ve kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar kadar kurulan meslek yüksekokullarıdır. (Değişik:3/4/19913708/1 md.) Yüksek teknoloji enstitüsü, özellikle teknoloji alanlarında yüksek düzeyde araştırma, eğitimöğretim, imal, yayınlama ve danışmanlık yapan, kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip bir yükseköğretim kurumudur.

d) Üniversite: Bilimsel özerkliğe ve millet tüzelkişiliğine sahip yüksek düzeyde eğitimöğretim, bilimsel araştırma, yayınlama ve danışmanlık yapan; fakülte, enstitü, akademi ve sanki kuruluş ve birimlerden oluşan bir yükseköğretim kurumudur.

e) Fakülte: Yüksek düzeyde eğitimöğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan; kendisine birimler bağlanabilen bir yükseköğretim kurumudur.

f) Enstitü: Üniversitelerde ve fakültelerde aniden artı benzer ve ilgili bilim dallarında lisansüstü, eğitimöğretim, bilimsel araştırma ve başvuru yapan bir yükseköğretim kurumudur. g) Yüksekokul: Belirtilen bir mesleğe yönelik eğitim öğretime tartı veren bir yükseköğretim kurumudur.

h) Konservatuvar: Müzik ve sahne sanatlarında sanatkâr yetiştiren bir yükseköğretim kurumudur. ı) (Değişik: 13/2/2011-6111/170 md.) Iş Yüksekokulu: Belirtilmiş mesleklere karşın kaliteli insan gücü yetiştirmeyi amaçlayan, yılda iki ya da üç dönem edinmek üzere iki takvim eğitim-öğretim sürdüren, ön lisans derecesi veren bir yükseköğretim kurumudur.

j) Tatbik ve Araştırma Merkezi: Yükseköğretim kurumlarında eğitim öğretimin desteklenmesi amacıyla dağıtılmış alanların başvuru ihtiyacı ve bir takım iş dallarının hazırlık ve destek faaliyetleri için eğitimöğretim, dilekçe ve araştırmaların sürdürüldüğü bir yükseköğretim kurumudur.” Tanımları incelendiğinde üniversitelerin ve bunların bünyelerinde bulunan fakültelerin ayrı ayrı yükseköğretim kurumu olduğu sonucu çıkmaktadır.

Aynı şekilde, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununda öngörülen üniversite birimlerinin akademik yönden teşkilatlanması, işleyiş, görev, yetki ve sorumluluklarıyla, ilgili alt birimlerin üstteki birimlerle olan ilişkilerini hazırlamak nedeniyle 18.02.1982 tarih ve 17609 sayılı Devlete Ait Gazetede yayımlanan Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliğinde laf konusu akademik birimlerin ayrı ayrı tanımlarının yapıldığı maddelerin hepsinde dayanağı Kanundakine uygun bir biçimde fakültelerin ve yüksekokulların birer yükseköğretim kurumu olduğu ve oysa kanun ile kurulabilecekleri belirtilmiştir.

Geliştirme Ödeneği Ödenmesine Dair Karar”ın 2’nci maddesinin son fıkrasında yer alan hüküm, söz konusu tanımlar çerçevesinde değerlendirildiğinde; genel itibariyle eğitim-öğretim faaliyetine başlamış olan üniversitelerin bünyesine, yeni kurulan bir fakültenin/yüksekokulun dahil olması halinde bu fakültenin/yüksekokulun kadrosuna atanmış ve bilfiil bu fakültede/yüksekokulda ödev yapan dekan/yüksekokul müdürü dışındaki öteki öğretim elemanlarına geliştirme ödeneği ödenebilmesi için laf konusu fakültede/yüksekokulda eğitim-öğretim faaliyetinin doğrusu başlamış olması gerektiği anlaşılmaktadır.

öte taraftan, yeniden sorumluluk sahibi(lar), 2547 sayılı Kanunun öbür 33′ üncü maddesinde; “Araştırma görevlileri, yükseköğretim kurumlarında yapılan araştırma, çözümleme ve deneylerde muavin olan ve yetkili organlarca bahşedilen ilgili diğer görevleri yapan öğretim elemanıdır.” biçiminde tanımlandığını, yeniden aynı Kanunun 36 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “(Değişik üçüncü fıkra: 22/2/2018- 7100/8 md.) Öğretim üyesi, kadrosunun bulunduğu yükseköğretim birimi ile sınırlı olmaksızın ve gereksinim bulunması halinde görevli olduğu yükseköğretim kuruntunda haftada en düşük on saat ders vermekle yükümlüdür. öğretim üyesi) ile öğretim görevlisi ve okutmanlarda olduğunu, bu sebeple söz konusu ödemenin tamamı araştırma görevlilerine yapıldığından ve araştırma görevlisinin çalıştırılmasında eğitim ve öğretime gerçekte başlaması ile herhangi bir temas bulunmadığını iddia etmekte ise(ler) de; Kanun ve Kararda “öğretim elemanı” kavramı bilinçli olarak kullanılmış olup, araştırma görevlileri de yukarıda sorumluluk sahibi dilekçesinde bulunan tanımı gereği “öğretim elemanı” olup, öğretim elemanları arasında geliştirme ödeneği alabilmeleri açısından “ders verme-vermeme” biçiminde bir ayrıma da gidilmemiştir.

Bu itibarla, sahiden eğitim öğretim faaliyetine başlanılmayan dönem için “Geliştirme Ödeneği Ödenmesine Dair Karar”ın 2 nci maddesinin son fıkrasında sayılan unvanlara sahip olmayan araştırma görevlisi-öğretim elemanlarına geliştirme ödeneği ödenmesi mevzuata anormallik teşkil etmektedir.

Son olarak, sorumluluk sahibi(lar) kadar uygulama ekinde 03.12.2018 tarih ve 791891 rakam ile … çıkan haberde kuruluş geliştirme ödeneğinin gerçekte eğitim öğretim yapılmayan birimde ödenebileceği hükmüne varıldığı, Sayıştay’dan geliştirme ödeneği kararının konuya emsal olması hesabıyla incelenmesi gerektiği dile getirilmiş ise de; haberde adı geçen 21.02.2018 tarihli ve 44094 sayılı Temyiz Kurulu Kararı bahşedilen tazmin hükmünün “tasdiki” yönündedir ki bu Kararın düzeltilmesi talebi ile yapılan müracaat üzerine bahşedilen 19.12.2018 tarihli ve 45452 sayılı Kararla da önceki Kararın onanması niteliğinde “karar düzeltilmesine mahal olmadığına” karar verilmiştir.

Tüm bu talimat çerçevesinde, yukarıda adı geçen sorumluların kendi temyiz dilekçelerindeki adamakıllı benzer nitelikteki iddialarının reddedilerek 92 sayılı İlamın 1. maddesiyle bahşedilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE karar verilmiştir.

.

Bir önceki yazımız olan Belediye sözleşmeli personelinin izinleri ertesi yıla devredilecek mi? başlıklı makalemizde belediye sözleşmeli kadro, belediye sözleşmeli memur alımı ve belediye sözleşmeli personel maaşları 2019 hakkında bilgiler verilmektedir.

Yoruma kapalı.