Genel Blog

Peygamberimizin Hastalanması ve Vefatı Kısaca

125

Peygamberimizin Hastalanması ve Vefatı Kısaca

İki âlem güneşi Peygamber Efendimizin (s.a.v) hastalanması ve vefatı için ezcümle bilmemiz gerekenler…

Peygamberimiz, Veda Haccını yapıp Medine’ye döndü ve aynı süre sonraları hastalandı. O, görevinin sona erdiğini ve bu dünyadan göçme zamanının geldiğini anlamıştı. Hastalığı günden güne artıyordu. Marazlı iken de ezan okununca Mescide gidip namazları kıldırıyordu. Ancak ölümüne üç çevrim kaldığında hastalığı ağırlaştı. Mescide çıkamadı. Hz. Ebû Bekir’in cemaate imamet yapmasını ve namazları kıldırmasını emretti.

Kızı Hz. Fatıma her zaman babasını musahabe ediyordu. Ahiret Yolculuğu döşeğinde kızına şu nasihatta bulundu:

“Ulan Peygamberin kızı Fatıma, Seni öbür dünya gününün sorumluluğundan kurtaracak kılıklı işlemler yapmaya bak. Peygamber kızı tutmak sana bire bir molekül kazandırmaz. Ego seni o günün dehşetinden kurtaramam.”

Hastalığının ilerlediği ayrımsız çevrim üstelik ashabına şunları söyledi: “Sizler esasen bana kavuşacaksınız. Buluşacağımız vadi, Kevser havuzunun kenarıdır. Herhangi Bir ki orada benimle kavuşmak isterse, elini ve dilini yararsız hisse senedi ve sözden korusun. Bu dünyadan göçme zamanımın geldiği bana bilim verildi. Cenabıhak’ıma kavuşacağıma seviniyorum. Ümmetimden ayrılacağım amacıyla da üzgünüm. Ego haberimi aldım. Tanrı’a gidiyorum.”

Ölümünden iki bölüm geçmiş ashabtan bazılarının sebebiyle Mescid’e geldi. adım adım minbere çıktı. Yüzünü cemaate çevirerek şöyle dedi;

“– Ülen Müslümanlar! Eğer birinize karşı beis yapmışsam, onun karşılığını kabule hazırım.

– Kime vurduysam, işte arkam gelsin vursun.

– Kimin kul alacağı varsa, aha malım, gelsin hakkını alsın.”

8 Haziran Pazartesi sabahı Peygamberimizin hastalığı biraz hafifleyince Mescide gitti. Oturduğu yerde Hz. Ebû Bekir’e uyarak sabah namazını cemaatle kıldı. Mescid’den evine dönünce hastalığı arttı. O bölüm kuşluk olunca; “Evet Tanrı! Ölüm şiddetine alın bana emeksiz ver. Canımı tatlılıkla aldatma” diyerek yakarış etti. Birlikte bire bir kapta soğuk akarsu vardı. Elini suya batırıp, bununla verimli yüzünü serinletiyordu.

Binnetice öğle vakti üzeri elini kaldırdı. Tanıklık parmağını fevk akıllıcasına dikti; “Yâren-i Âlaya-Balaban Dosta” dedi. Son sözü bu oldu.

Allah elçisi 63 yaşında mübarek ruhunu mevlasına doğrulama etti. (12 Rebiu’l-önce Pazartesi, H. 10-M.8 Haziran 632)

Peygamberimiz (s.a.s.) ölüm ettiği yerde defnedildi. Medine’dahi O’nun kabrinin bulunduğu yere “Ravza-i Mutahhare” denilmektedir. Sevgili Peygamberimizin (s.a.s.) 23 almanak Peygamberlik hayatının 13 yılı Mekke’birlikte, 10 yılı birlikte Medine’da geçmiştir. O, insanlığın mutluluğu amacıyla çalıştı. Son Peyamber olarak görevini bihakkın yerine getirdi ve bu dünyadan göçtü.

Yoruma kapalı.