Genel Blog

Ravza-i Mutahhara’nın Fazileti

239

Ravza-i Mutahhara'nın Fazileti

Ravza-i Mutahhara’nın fazileti ve önemi nedir? Ravza-i Mutahhara’nın behişt bahçelerinden benzeri bostan olduğuna dair alimlerin görüşleri…

Âlimler Ravza-i Mutahhara’nın Behişt bahçelerinden bir bahçe olması mevzuunda yarık etmişlerdir. Tercih edilen görüş:

Ravza-i Mutahhara, aslen Cennet’ten kopmuş aynı parçadır ve yine oraya dönecektir. Tıpkı Hacer-i Esved kabil.

Cenâb-ı Doğruluk Hz. İbrahim’e ikrâmda bulunarak Hacer-i Esved’i Cennet’deri getirmişti, Tanrı Rasûlü’nün derecesi elan ulvî olduğu amacıyla ona da Ravza’yı lûtfetti.

Âlimler şöyle demişlerdir: Ravza-i Mutahhara’birlikte salat etmek, Mescid-i Nebevî’nin ayrıksı yerlerinde namaz kılmaktan daha faziletlidir. Ancak farz namazı geçmiş safta eylemek, Ravza’dahi kılmaktan elan faziletlidir.

SELEMAN KABİLESİ

 Habîb ibn-i Amr es-Selemânî şöyle anlatır:

Selemân kabilesi top Cenabıhak Rasûlü’nün huzûr-i âlîlerine vardık. Biz yedi emanet idik. Cenabıhak Rasûlü’ne Mescid’mağara hâricinde doğru ettik. Dâvet edildikleri aynı cenazeye gidiyorlardı:

“–es-Selâmu aleyke yâ Rasûlallah!” dedik.

“–Sizin üzerinize de olsun, siz kimlersiniz?” buyurdular.

“–Tığ Selemân kabilesindeniz, size İslâm amacıyla beyʻat gelmek amacıyla geldik. Arkamızda kalan kavmimizin dahi temsilcileriyiz” dedik.

Allah Rasûlü (s.a.v) hizmetçileri Sevbân’a döndüler ve:

“–Bu heyeti, heyetlerin konuk kaldığı yere yerleştir!” buyurdular.

Öğle namazını kılınca Minber ile evinin arasına oturdular. Biz kendilerine akilane ilerledik ve namazdan, İslâm’ın hükümlerinden ve rukyeden (okuyarak tedaviden) sorduk. Sonraları müslüman olduk. Döneceğimiz zaman gelişigüzel birimize insanoğlu ukiyye verilmesini emrettiler ve beldemize döndük. Bu hâdise 10. senenin Şevval ayında idi. (İbn Saʻd, I, 332)

Rasûlullah (s.a.v) bu heyete:

“–Beldeniz nasıldır?” diye sordular. Onlar da:

“–Kuraktır, Allah’a yakarış edin dahi beldemize akarsu ihsân eylesin, biz da vatanımızda kalalım” dediler.

Bunun üzerine Tanrı Rasûlü (s.a.v):

“–Cenabıhak’ım, onların diyarını yağmurla sula!” diyerek yakarış ettiler. Onlar:

“–Yâ Rasûlallah, elinizi az buçuk henüz kaldırınız! Çünkü böyle fethetmek yağmurun elan aşkın yağmasına faktör olur ve henüz hoştur” dediler. Rasûlullah (s.a.v) gülücük buyurdular ve koltuk altındaki beyazlık görünecek kadar bereketli ellerini kaldırdılar.

Habîb ibn-i Amr şöyle bitmeme valör:

“Medine’da üç dolaşma kaldık, Cenabıhak Rasûlü’nün ikramları pespaye üzerimize yağıyordu. Sonradan huzurlarına gelip vedâlaştık. Bize hediye verilmesini emrettiler ve rastgele birimize beşer ukıyye verdiler. Bilâl (r.a) bizden özür dileyerek:

«–Bugün yanımızda çok para namevcut! (Bu büyüklüğünde verebildik)» dedi. Heyettekiler:

 «–Bu verdiğiniz ne büyüklüğünde haddinden fazla ve esaslı!» dediler.

Sonradan beldemize geldik ve Rasûlullah Efendimiz’mağara dua ettikleri periyot ve saatte oraya yağmur yağmış olduğunu gördük.” (Ebû Nuaym, Delâlü’n-nübüvve, I, 449)

Soy: Dr. Tasavvur Kayaç, Mescid-i Nebevi’den 111 Yadigâr, Erkam Yayınları

Mescid i Nebevî’nin Yapısı

Yoruma kapalı.